Uzamın İmgesi
180 x 115 cm, Resim
Mekanın nesnel bir koordinat sistemi olmanın ötesinde, bireyin algısal süreçleri ve deneyim alanıyla inşa edilen dinamik bir olgu olması, onu ontolojik bir ikilemin merkezine taşır. Bir yanda geometrik ve somut bir nesne olarak var olan fiziksel mekan, diğer yanda bireyin bilişsel ve duyusal süzgecinden geçerek yeniden üretilen öznel mekan olgusu yer alır. Bu bağlamda bireysel bellek, mekan imgesini durağan bir biçimde saklamak yerine; onu hem silik hem de net fragmanlarla, kolektif algıdan kopuk ve tamamen şahsi bir biçimde kodlar. Dolayısıyla, mutlak ve ortaklaşa deneyimlenen homojen bir mekanın varlığından söz etmek imkansızlaşır; zira zihindeki mekan imgesi, fiziksel gerçekliğin bir kopyası değil, gerçekte var olmayan, özneye indirgenmiş kurgusal bir yapıdadır.