Ağıt
80 x 100 cm, Resim
Bu 2016 tarihli dışavurumcu tablo, şiddetli bir tanıklığın ve kolektif bir yasın yoğun duygusal yükünü taşıyor.
Arka plandaki kaotik ve huzursuz mavi fırça darbeleri arasında beliren kargalar, tehditkâr otoriteyi ve yıkımı simgeleyen uğursuz bir kaos ortamını yansıtıyor. Figürün sarı giysisi üzerindeki kırmızı ve siyah boya sıçramaları, yaşanan acının ve şiddetin doğrudan bir izini taşıyor.Figürün elleriyle ağzını kapatması, sadece şahsi bir kederi değil, aynı zamanda toplumsal bir travmanın susturulmuşluğunu, bastırılmış çığlığını ve dehşetini ifade ediyor. Kompozisyonun solunda çamaşır ipine asılı duran çizgili önlük, bu anlatıdaki en kritik detaylardan biridir. Bu, sanatçının figürün acısını derinlemesine anladığını ve bu acıyı bizzat paylaştığını belgeleyen, bir dayanışma ve yas nişanı olarak yerleştirilmiştir.
Özetle bu eser, otoritenin yarattığı kaosa tanıklık eden, susturulmuş bir topluluğun acısını sanatın şefkatli diliyle buluşturan dokunaklı bir anıttır.