Egon Schiele Kimdir? Hayatı, Sanatı ve Eserleri

Egon Schiele, 20. yüzyılın başlarında Viyana sanat dünyasına bir meteor gibi düşerek, insan bedeninin ve psikolojisinin karanlık labirentlerini tuvale kazıyan en radikal figürlerden biridir. Döneminin ahlaki tabularını yıkıp geçen, çıplaklığı estetik bir formdan ziyade varoluşsal bir sarsıntı olarak sunan bu genç sanatçı, kısacık ömrüne rağmen sanat tarihinde devasa bir iz bırakmıştır. Çizgilerindeki o keskin, sinirli ve titreşen ritim, modern insanın içsel çalkantılarını ve çürüyen moderniteyi resmeden eşsiz bir görsel manifesto olarak kabul edilmektedir.

Egon Schiele Kimdir?

Egon Schiele kimdir sorusunun en yalın ve sarsıcı cevabı; akademik normları reddeden, beden anatomisini ruhun acılarını dışa vuracak şekilde eğip büken ve çizgiye yepyeni bir psikolojik derinlik katan Avusturyalı ressam olduğudur. Kendi narsisizmini, varoluşsal kaygılarını ve ölüm korkusunu fırçasının ucuyla izleyicinin doğrudan yüzüne çarpan sanatçı, klasik Rönesans estetiğinin güzellik anlayışını kalıcı olarak yıkan isimlerin başında gelir. Bireyin toplum içindeki yalnızlığını ve bedenin kırılganlığını korkusuzca belgelemiştir.

Egon Schiele’nin Hayatı

Egon Schiele hayatı, 1890 yılında Tuna Nehri kıyısındaki Tulln kasabasında başlamış, ancak demiryolu istasyon şefi olan babasının frengi hastalığından trajik bir şekilde delirmesi ve ölmesiyle çok genç yaşta karanlık bir melankoliye bürünmüştür. Bu büyük travma, onun ölüm, cinsellik ve bedensel çürüme temalarına olan saplantısının psikolojik temelini oluşturmuştur. Viyana Güzel Sanatlar Akademisi’ne kabul edilecek kadar yetenekli olmasına rağmen, okulun muhafazakar eğitim sistemine isyan etmiş ve kendi özgür atölyesini kurarak akademiyle bağlarını tamamen koparmıştır.

Egon Schiele’nin Sanatı Ve Üslubu

Egon Schiele portreleri, insan bedenini kemiklerin deriyi delip geçecekmiş gibi göründüğü, çarpık, köşeli ve grotesk bir anatomiyle ele alır. Sanatçının üslubundaki o meşhur, sinirli ve sert kıvrımlar, modelin sadece fiziksel görünümünü değil, aynı zamanda sinir sistemini, içsel gerilimini ve ruhsal krizlerini de kağıda döker. Su bazlı boyalar (guaj, suluboya) ve sert kurşun kalemler kullanarak, arka plandan tamamen soyutlanmış, boşlukta asılı duran izole figürleriyle eşi benzeri olmayan bir imza yaratmıştır.

Egon Schiele Hangi Sanat Akımının Temsilcisidir?

Egon Schiele Kimdir? Hayatı, Sanatı ve Eserleri

Egon Schiele, Viyana Sezesyonu’nun (Art Nouveau) o süslü, yumuşak ve altın varaklı dünyasından koparak, doğrudan Avusturya Dışavurumculuğu’nun (Ekspresyonizm) en vahşi ve çiğ halini inşa etmiştir. Sembolizmin gizemli örtüsünü yırtıp atan bu hareket, sanatın amacının güzeli aramak değil, çirkin, rahatsız edici ama bir o kadar da sarsıcı olan gerçeği (“içsel olanı”) dışa vurmak olduğunu savunur. Sanatçı, Oskar Kokoschka ile birlikte bu akımın Avusturya’daki en büyük iki sütunundan biri olarak kabul edilir.

Egon Schiele Ve Gustav Klimt İlişkisi

Egon Schiele, kendisinden 28 yaş büyük olan efsanevi ustası Gustav Klimt ile tanıştığında, sanat tarihinin en verimli ve saygı dolu usta-çırak ilişkilerinden biri doğmuştur. Klimt, bu genç dehanın çizimlerindeki devasa potansiyeli anında fark etmiş; ona modellerini, zengin koleksiyonerlerini tanıtmış ve hatta kendi çizimlerini vererek karşılığında onun birkaç eskizini satın almıştır. Schiele başlangıçta ustasının o süslemeci Art Nouveau tarzını taklit etse de, çok kısa sürede bu estetik zincirleri kırarak kendi karanlık, kemikli ve dışavurumcu dilini bulmayı başarmıştır.

Egon Schiele’nin Tartışmalı Eserleri Ve Sansür

Egon Schiele tabloları, 1910’ların muhafazakar ve ikiyüzlü Viyana burjuvazisi için öylesine şok edici ve ahlak dışı bulunmuştur ki, sanatçı 1912 yılında Neulengbach kasabasında müstehcen çizimler yapmak ve küçük yaştaki modelleri stüdyosuna almak suçlamalarıyla tutuklanmıştır. Yirmi dört gün hapis yatan sanatçının, hapishane duvarlarına kendi yalnızlığını ve çaresizliğini resmettiği suluboya eskizler, dönemin sansür zihniyetine karşı verilmiş en güçlü sanatsal belgeler olarak bugün büyük bir tarihi değer taşımaktadır. Hakim, duruşma sırasında sanatçının çizimlerinden birini bir mum aleviyle yakarak onu alenen aşağılamıştır.

Egon Schiele’nin En Önemli Eserleri

Egon Schiele eserleri, yirmi sekiz yıllık kısacık ömrüne sığdırdığı üç yüzden fazla yağlı boya ve üç bini aşkın eskizle, bugün bile izleyiciyi rahatsız etmeyi başaran dehasının kanıtlarıdır. Dünyanın prestijli müzelerinde (özellikle Viyana’daki Leopold Müzesi’nde) korunan bu eserler, avangart sanatın kırılma noktalarıdır.

Sarılma (1917)

Egon Schiele Kimdir? Hayatı, Sanatı ve Eserleri

Egon Schiele tabloları arasında, sanatçının evliliğinin ardından ürettiği ve agresifliğin yerini melankolik bir şefkate bıraktığı nadir eserlerden biridir. Buruşuk, dalgalı beyaz çarşaflar üzerinde birbirine tutkuyla kenetlenmiş iki çıplak figürün, yüzleri gizlenmiş bir şekilde dünyanın geri kalanından soyutlanmışlıkları, esere olağanüstü bir heykelsi hacim ve derin bir romantik ağırlık katar.

Kardinal Ve Rahibe (1912)

Egon Schiele Kimdir? Hayatı, Sanatı ve Eserleri

Egon Schiele eserleri içinde, ustası Klimt’in ikonik Öpücük (The Kiss) tablosuna yapılmış son derece ironik, provokatif ve karanlık bir gönderme niteliği taşır. Kırmızı ve siyahın dramatik kontrastı içinde birbirine sarılan din adamları, kilisenin bastırılmış cinselliğini ve ikiyüzlülüğünü, sanatçının o keskin, sinirli ve köşeli çizgileriyle gözler önüne seren korkusuz bir kompozisyondur.

Aile (1918)

Egon Schiele Kimdir? Hayatı, Sanatı ve Eserleri

Egon Schiele, İspanyol gribinden hayatını kaybetmeden hemen önce, altı aylık hamile eşi Edith ve hiç doğmayacak olan çocuklarıyla birlikte kendini resmettiği bu tabloda, geleceğe dair iç burkan bir vizyon sunar. Figürlerin gözlerindeki o kaçınılmaz teslimiyet, eseri sanat tarihinin en acı dolu, melankolik ve tamamlanmamış aile portrelerinden biri haline getirmektedir.

Ölüm Ve Genç Kız (1915)

Egon Schiele Kimdir? Hayatı, Sanatı ve Eserleri

Egon Schiele tabloları, sanatçının kendi kişisel ayrılıklarını ve suçluluk duygularını sıkça yansıtır; bu eser de uzun süreli sevgilisi, modeli ve en büyük destekçisi Wally Neuzil’den ayrılışının trajik bir vedasıdır. Soluk, çorak bir arka plan önünde birbirine tutunan iki figür, aşkın ve ölümün ayrılmaz bütünlüğünü, Orta Çağ’ın “Ölüm Dansı” (Danse Macabre) temasına modern bir yaklaşımla dışa vurur.

Otoportre, Fenerli (1912)

Egon Schiele Kimdir? Hayatı, Sanatı ve Eserleri

Egon Schiele otoportre çalışmalarında kendi narsisizmini, kırılganlığını ve varoluşsal azabını birleştirme konusunda tam bir dehadır; bu meşhur kompozisyonda, omzunun üzerinden izleyiciye attığı o delici, kibirli ve şüpheci bakış, modern sanatçının dünyayla olan yabancılaşmasını kusursuzca özetler. Bedeni ince uzun, elleri pençe gibi gergin ve başı alışılmadık bir açıyla bükülmüştür.

Diz Çökmüş Kadın Portresi

Egon Schiele Kimdir? Hayatı, Sanatı ve Eserleri

Egon Schiele portreleri, insan vücudunun doğal anatomik dengesini bozarak, yerçekimine adeta meydan okuyan alışılmadık açılarla kurgulanır. Bu otoportre benzeri model çalışmalarında, figürün uzatılmış uzuvları, kemikli yapısı ve yoğun kırmızı-turuncu lekeleri, estetik güzellik algısını yıkarak izleyiciye bedenin etten ve kemikten oluşan kırılgan doğasını şiddetle hissettirir.

Egon Schiele’nin Erken Ölümü Ve Sonrası

Egon Schiele hayatı, 1918 yılının karanlık sonbaharında, Avrupa’yı I. Dünya Savaşı’ndan bile daha fazla kırıp geçiren İspanyol gribi salgını nedeniyle henüz 28 yaşındayken aniden sona ermiştir. Altı aylık hamile eşi Edith’in bu acımasız hastalıktan vefat etmesinden sadece üç gün sonra kendisi de aynı kaderi paylaşmış; sanat dünyası, dehasının en olgun, en hacimli ve yetkin dönemine girmek üzere olan büyük bir ustayı trajik bir şekilde kaybetmiştir.

Egon Schiele’nin Sanat Dünyasına Mirası

Egon Schiele eserleri, insan psikolojisinin ve cinselliğinin sanattaki sınırlarını kalıcı olarak genişleterek, Sigmund Freud’un Viyana’da geliştirdiği psikanaliz teorilerinin adeta görsel ve pratik bir karşılığı haline gelmiştir. Onun çizgilerindeki bu çiğ dürüstlük ve acı, yüzyılın ilerleyen yıllarında Lucien Freud, Francis Bacon ve Tracey Emin gibi bedeni ve ruhu sansürsüzce parçalara ayıran birçok modern ve çağdaş sanatçıya en büyük ilham kaynağı olmuştur.

Egon Schiele Hakkında Bilinmeyenler

Egon Schiele, stüdyosunda çizim yaparken modellerini geleneksel bir platforma oturtmak yerine, tuvalini alıp bir iskeleye veya tabureye çıkarak onlara doğrudan yukarıdan aşağıya (kuş bakışı) bakarak çizmeyi tercih etmiştir. Bu sıra dışı fiziksel eylem, figürlerinin o meşhur ezilmiş, boşlukta süzülen, yerçekiminden kopuk ve perspektif olarak tamamen deforme olmuş psikolojik açılarının arkasındaki asıl teknik sırdır. Aynı zamanda, eserlerindeki figürleri genellikle tamamen mobilyasız, dekoratif ögelerden arındırılmış steril boşluklara yerleştirerek modern insanın yalnızlığını milimetrik bir kurguyla vurgulamıştır.

Nehir Aslan (İva Sanat Editörü)
Nehir Aslan (İva Sanat Editörü)
Yazar: 91